Paylaş
islamda itidal, ölçü ve denge
Question
İSLAMDA İTİDAL, ÖLÇÜ VE DENGE
İtidal, denge ve orta yol, İslam’ın en belirgin özelliklerinden biridir.
İnsanlığın dünyaya gönderiliş amacı Allah’ı tanımak, Ona kul olup ibadet etmektir. Yaşam sahamız olan dünyada kulluğun sınır ve sorumlulukları da yine Allah tarafından belirlenmiştir. Kâinatı ve içindekilerini dengeli bir şekilde yaratan Yüce Allah, kullarına da her hususta ölçülü ve dengeli davranmalarını emretmiştir. Bu bağlamda her işte adaleti öğretip dengeli olmayı isteyen dinimize göre gerek itikadi, gerek ameli işlerde ifrat gibi tefrit de hoş görülmemiştir. Dini ve dünyevi her hususta itidalli ve ölçülü davranıp orta yol takip edilerek her şeyin olması gereken şekliyle yapılması tavsiye edilmiştir. Bunun içindir ki Allah, “Böylece sizi orta (ifrat ve tefritten uzak, îtidâl üzere, âdil) bir ümmet kıldık…”[1] buyurarak her müslümanın yaratılışa uygun hareket edip hislerinde, sözlerinde ve davranışlarında ölçü ve dengeyi gözeterek mûtedil olmasını emretmiştir.
İtidal, bir şeyin ayakta durmasını sağlayan dengeyi en güzel şekliyle muhafaza etmek demektir. Nitekim Cenab-ı Allah’ın kainat sarayını yaratmasındaki denge ve ölçü de Kur’an-ı Kerim’de “Allah semâyı yükseltti ve mîzânı (ölçüyü) koydu. Öyleyse, sakın taşkınlık edip ölçüyü bozmayın.”[2] ayet-i kerimesi ile dile getirilmiştir. Demek Allah’ın çizdiği sınırların aşılması halinde itidal ve denge bozulacağından kâinat fesada uğrar. Dolayısı ile kâinat sarayındaki dünya evimizde itidalli hayat ve dengeli yaşam da ilâhî emirler istikametinde yaşamakla mümkün olacaktır.
Dünyevi ve uhrevî her işte dengeyi muhafaza edip itidalli olmak, Allah ve Rasûlünün istediği bir yaşam tarzıdır. Saygı-sevgi, öfke-sevinç, muhabbet-nefret, gülme-ağlama, yeme- içme, kısaca aklımıza gelen her hususta ölçülü ve dengeli olup itidalli davranmak gerekir. Dostluk ve düşmanlıkta da itidali tavsiye edip, “Dostunu severken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde buğzet, çünkü günün birinde dostun olabilir”[3] buyuran Peygamber Efendimizin bizlere çizdiği örnek ümmet portresinde müslüman, ibadetlerinde bile aşırıya kaçmamalı, itidali muhafaza etmelidir. Nitekim “Farz olmayan amellerden gücünüz yettiği kadar yapın. Çünkü amellerin en hayırlısı, az da olsa devamlı olanıdır”[4] buyurması bundan ileri gelmektedir. Aynı şekilde “Sizin Allah’tan en çok korkanınız ve en müttakî olanınız benim. Ben bazen oruç tutar bazen tutmam; bazen nafile namaz kılarım, bazen kılmam. İstirahat ederim ve evlenirim”[5] buyurması da yine bu ölçünün bir sonucudur. Hayatın her alanında itidali ve ölçüyü tavsiye eden Peygamberimiz “Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular”[6] buyurarak ümmetini ve aslında tüm insanlığı bu konuda uyarmıştır.
Unutmayalım ki kâinatta yaratılan her şey belli bir ölçü ve dengenin sonucudur. Bu ölçü ve denge de tamamen insanın faydasınadır. Ahiret mutluluğunu kazanmamız ise bu dünyada itidal ile hareket edip ölçü ve dengeyi elden bırakmadan yaşamamıza bağlıdır. Bu manada Peygamber Efendimizin şu tavsiyeleri ile son vermek istiyorum. “Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın olmaya gayret ediniz. Sabahleyin ve öğle ile akşam arası çalışınız. Bir parça da geceden faydalanınız. Acele etmeden ve telaşa kapılmadan gidin ki, varacağınız hedefe ulaşasınız.”[7]
——————
[1] Bakara, 143.
[2] Rahmân, 7-8.
[3] Tirmizî, Birr, 60/1997
[4] İbn-i Mâce, Zühd, 28.
[5] Buhârî, Nikâh, 1; Müslim, Nikâh, 5.
[6] Müslim, İlim, 7.
[7] Buhârî, Rikâk, 18.
BENZER KONULAR:
Answer ( 1 )
Ölçülülük, ölçülülük ve denge, İslam’da müminlere hayatlarının çeşitli yönlerinde rehberlik eden önemli ilkelerdir. İşte bu ilkelerin İslam’da nasıl vurgulandığına dair bir genel bakış:
Genel olarak, ölçülülük, ölçü ve denge, inananlara çok yönlü ve dengeli bir yaşam sürmede rehberlik eden İslam’ın temel ilkeleridir. Müslümanlar, ılımlı ve dengeli bir yaklaşım benimseyerek, manevi gelişim sağlamayı, uyumlu ilişkiler sürdürmeyi ve kendi topluluklarına ve bir bütün olarak topluma olumlu katkıda bulunmayı amaçlar.