Paylaş
iyiliği emredip kendisi yapmamak Ayet ve Hadislerle
Question
iyiliği emredip kendisi yapmamak ne demek?
İyiliği Başkasına Emredip de, Kendinizi Unutuyor musunuz?
İyiliği Başkasına Emredip, Kendini Unutmak Hakkında Ayet ve Hadisler
İYİLİĞİ EMİR VE KÖTÜLÜĞÜ MEN EDEN KİMSENİN, SÖZÜ Fİ’LINE UYMAZSA, BAŞINA ÇOK KÖTÜ ŞEYLERİN GELECEĞİ KONUSU
Allah Teala şöyle buyurmuştur:
Kitabı okuduğunuz (ne dediğini anladığınız) halde, insanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? (Bakara: 44).
Ey iman edenler, neden yapmadıklarınızı söylüyorsunuz? Yapmadıklarınızı söylemek Allah’ın büyük gazabını muciptir (Saf: 2, 3). Allah Teala Şuayb aleyhisselamdan haber vererek de: Ben sizi men ettiğim şeye muhalefet ediyor değilim, (Hud: 88), demiştir.
Arapça metin:
٢٠٠/١ وعن أبي زيد أسامة بن زيد بن حارثة رضي الله عنهما قال : سمعت رسول اللہ ﷺ یقول: «يؤتى بالرجل يوم القيامة، فيلقى في النار، فتندلق أقتاب بطينه، فيدور بها كما يدور الحمار في الرحا، فيجتمع إليه أهل المنكر؟ النار فيقولون : يا فلان، مالك؟ ألم تكن تأمر بالمعروف وتنهى عن فيقول: بلى، كنت أمر بالمعروف ولا آتيه، وأنهى عن المنكر وآتيه»
1/200-Ebu Zeyd Usame bin Zeyd bin Harise radıyallahu anhuma diyor ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden şöyle dediğini işittim:
Kıyamet gününde bir adam getirilir; cehenneme atılır. Karnında ki bağırsaklar dışarı çıkar. Orada değirmen çeviren merkep gibi döner durur. Cehennem halkı onun başına toplanır, “Ey falan, sen iyiliği emir ve kötülüğü men etmez miydin?” derler. O da: “Evet ederdim; ancak iyiliği emreder, kendim yapmazdım: kötülüğü de men eder, kendim yapardım,” der.
Hadisten çıkan hükümler: Sözü işini tutmayanın azabının şiddetli olacağı. Çünkü Allah’tan korkmasını ve emre muhalefetten uzak durmasını gerektiren ilmi olduğu halde isyan etmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin cehenneme ait verdiği haber gaiple ilgili bir mucizedir. İyiliği emir ve kötülüğü men etmek, insanı cehenneme girmekten alıkoyan perdelerdendir.
iyiliği emredip kendisi yapmamak Ayet ve Hadis
Bu ayet ve hadis, iyiliği emredip kötülükten sakındıran kimselerin kendi davranışlarının da sözleriyle uyumlu olması gerektiğini güçlü bir şekilde vurguluyor. İslam’da ahlakın ve davranışların bir bütünlük içinde olması önemlidir. İyiliği emretmek, kötülüğü men etmek elbette önemli bir görevdir; ancak kişinin söyledikleri ile yaptıkları birbiriyle çelişirse, bu hem dünyada hem de ahirette ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bakara suresindeki ayet (2:44), insanlara iyiliği emreden fakat kendisini unutanları uyarırken, Saf suresindeki ayetler (61:2-3) de yapmadıkları şeyleri söyleyenlerin Allah katında ne kadar büyük bir günah işlediklerine dikkat çeker. Bu ayetler, bir Müslümanın samimiyetle, söyledikleriyle yaptıklarının bir olması gerektiğini anlatır.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yukarıdaki hadis-i şerifte verdiği kıyamet günü sahnesi, sözle fiil arasında tutarsızlık içinde olanların ahirette nasıl bir azapla karşılaşacaklarına dair ürkütücü bir tablo çizer. Bu kişinin bağırsaklarının dışarı çıkıp, bir değirmen döndüren merkep gibi dönmesi, sözle amel arasındaki büyük çelişkinin cezalandırılmasını sembolize eder.
Bu durum, özellikle ilim sahibi kimseler için daha ağırdır. Çünkü onlar iyiyi ve kötüyü ayırt edebilecek bilgiye sahiptirler; buna rağmen, söylediklerinin zıttını yapmaları büyük bir sorumluluk doğurur. Allah’ın emirlerine aykırı hareket eden ve bu konuda insanlara örnek olamayan kimselerin azabının şiddetli olacağına dair bu uyarılar, her Müslüman’ın sözleriyle fiillerinin uyumlu olmasını hatırlatır.
Bu ayet ve hadis, her Müslümanın kendi nefsine dönüp, söyledikleriyle yaptıklarını kontrol etmesi gerektiğini vurgular. İyiliği emretmeden önce, iyilikle amel etmek, kötülüğü men etmeden önce, kötülükten sakınmak, hem bu dünyada hem de ahirette kişinin kurtuluşuna vesile olur.
“İyiliği Başkasına Emredip de, Kendinizi Unutuyor musunuz?” ifadesi, özellikle dini metinlerde geçen ve insanların davranışlarını sorgulayan önemli bir cümledir. Bu cümlenin anlamı ve kapsamı, farklı açılardan incelenebilir:
Çifte standart: Bu ifade, başkalarına iyilik yapmalarını söylerken, kendi davranışlarında tutarlılık göstermeyen kişileri eleştirir. Yani, bir yandan başkalarına iyi olmalarını öğütlerken, diğer yandan kendi hayatında bu öğütlere uymayan bir tutum sergilemek anlamına gelir.
Örnek olma: İyiliği emreden kişinin, öncelikle kendisi iyi olmalı ve bu iyiliği yaşamında göstermelidir. Başkalarına söylediklerini öncelikle kendisi uygulamalı ve böylece örnek olmalıdır.
Samimiyet: Sadece sözde değil, özde de iyi olmaya çalışan bir tutumun önemini vurgular. Yani, iyiliği emreden kişinin samimi olması ve bu emrin arkasında gerçekten durması gerekir.
BENZER KONULAR:
- iyiliği emretmek kötülükten men etmek müminin özelliğidir
- İyiliği emretmek kötülüğü nehyetmenin önemi ayet ve hadislerle
- İlim ve Zikir Meclislerinin Fazileti
- Tebliğ, Davet, Nasihat ve İrşad Kavramları
- Emri bil maruf nehyi anil münker ne demek ?
- Tümünü görüntüle.
- emri bil maruf nehyi anil münker ne demek ?
- emri bil maruf yapmak ne demek
- emri bil Maruf Ne Demek?
- Nehyi anil münker emri bil maruf
- Harut ile Marut melekleri nasıl kendilerine verilen emrin dışına çıkabildi
- Tümünü görüntüle.
- Gözleri harama bakmaktan sakındırmak
- İlim ve Zikir Meclislerinin Fazileti
- Ölümü çok anmak müstehaptır
- Allah’ın (c.c.) her topluma bir peygamber göndermiş olmasının sebepleri nelerdir?
- Peygamberimizin son sözü: Refîk-i a’la’ ne demek?
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
İyiliği emredip kendisi yapmamak, bir kişinin başkalarına iyi ve doğru olan şeyleri yapmalarını söyleyip, aynı şeyleri kendisinin yapmamasıdır. Bu durum, hem İslam ahlakına hem de dini hassasiyetlere uygun olmayan bir davranış olarak değerlendirilir. İslam, söz ile fiil arasında uyum olmasını, bireyin kendi nasihatlerine önce kendisinin uymasını emreder.
Kur’an-ı Kerim’de İyiliği Emredip Kendisi Yapmamak
Bu konu, özellikle aşağıdaki ayetlerde ele alınmıştır:
Hadis-i Şeriflerde İyiliği Emredip Kendisi Yapmamak
İyiliği Emretmenin ve Yaşamanın Önemi
İslam’da iyiliği emretmek (emr-i bi’l-ma’ruf) ve kötülükten sakındırmak (nehy-i ani’l-münker) her Müslüman’ın görevidir. Ancak bu görev, kişinin önce kendisine dönüp hesap vermesiyle başlar. Kendi nefsini düzeltmeden başkalarını düzeltmeye çalışmak, samimiyetsizlik olarak değerlendirilir.
Bu Konunun Açıklaması
Sonuç
Kur’an ve sünnet ışığında, iyiliği emredip kendisi yapmamak şiddetle sakındırılan bir davranıştır. Müslüman, önce kendi hayatını düzeltmeli, söylediği her güzel sözün uygulayıcısı olmalıdır. Allah, söz ve davranışlarında samimi olan kullarını sever:
Bu sebeple, başkalarına iyiliği emrederken kendimizi unutmamalı ve önce kendi nefsimizde bu iyiliği tatbik etmeliyiz.